Hakkımda
Öyle çok fazla detaya girip de sizi boğmak istemem
1980 yılında küçük bir anadolu şehrinde (Burdur olur kendisi) doğmuşum. İlkokulu Burdur’un Tefenni ilçesinde okurken ilk teknolojik cihazım olan Commodore 64 ile tanıştım. İşte bu tanışmadan sonra hayatım daha teknolojik bir hal aldı. 3 sene boyunca Commodore ile oyun oynayıp, ders çalışmaya çalıştıysam da kurcalama istedim bitmedi ve ilk Basic programlarımı Commodore üstünde denedim.
3 sene sonra artık Burdur Anadolu Lisesi sıralarında okumaktaydım ve Commodore 64 artık bana yetmiyordu. Sonunda ilk PC olan IBM’i almıştık. IBM çok iyidir diye almıştık ama oysa ne ekranı renkliydi, ne harddiski vardı, 1.44 disket sürücüsü ve 512 KB hafızası vardı. 1 hafta kadar Prince of Persia oynasam da istediğimin bu olmadığını anlamıştım. IBM’i sattık ve OEM bir bilgisayar almaya karar verdik. Yeni bilgisayarı almak için gittiğimiz adama ne almak istediğimi anlatırken 40 MB (doğru GB değil
) yerine 80 MB’lık harddisk istiyorum diyince adamın gözleri açılmıştı ne yapacan o kadar diski diye. Neyse başımız önde 40 MB harddiski, 1.5 MB RAM’i, 256 KB’lik ekran kartı, renkli ekranı ve faresi olmayan 286 bilgisayarım gelince neredeyse 1 gün boyunca başından kalkmamıştım. Prince of Persia’ya renkli ekranda devam ettik. O zamanlar DOS vardı, DOS’ta config.sys dosyaları ile oynayıp da HIMEM.SYS ayarı yapacam da yeni bir oyun oynayacam diye az uğraşmamıştım. Bu arada DOS üstünde GW-Basic ve QBasic ile uğraşlarım da devam ediyordu.
Sanırım 2 sene sonra Doom ortaya çıktı, hemen disketlere sıkıştırıp eve getirdim ama nafile config.sys ile ne kadar uğraşırsam uğraşıyım, bir türlü çalışmıyordu. Sonradan anladık ki arkadaş 32 bit işlemci istiyormuş. Tabi bizim emektar 286 16 bit olduğu için yeterli değildi. Hemen hesaplar ve kitaplar yapıldı. Bilgisayarım 386 DX-40, 4 MB Ram ve 250 MB (sanırım, tam hatırlamıyorum) harddiskimle 10 kaplan gücünde geri geldi. Artık Doom oynayabiliyordum
Bir süre daha bilgisayar ile uğraştım ama araya Fen Lisesi sınavı girince bilgisayardan uzaklaşmak zorunda kaldım.
Sınavı kazanıp Isparta Fen Lisesine yatılı olarak gidince, bilgisayarımdan uzaklaştım ama lisede de Bilgisayar dalında Tübitak sınavlarına katılmak için seçilince gene aramız bozulmadı. Bu sıralarda Pascal ile uğraşsam da çok fazla ilerleyemedim.
Seneler seneleri takip etti, ve üniversite sınavını kazandım. Maalesef puanım boşa gitmesin diye yanlış bir tercih yapmıştım ve kendimi ODTÜ İnşaat Mühendisliğinde buldum. 1-2 sene okuduktan sonra anladım ki İnşaat tek başına bana mutluluk vermiyor. İşte bu nokta da Öner ile beraber PHP işine girdik, o zamanlar PHP 3 vardı. Bir gazla bölümümüzün rezervasyon ve sınav rezervasyon sistemini yazdık.
3. sınıfa geldiğimde ODTÜ Mimarlık Fakültesinde Kerkenes projesinde webmaster olarak çalışmaya başladım. Burada Dreamweaver ile tanıştım. Burada yaptığımız sayfalar sadece bilgi verme amaçlı olduğu için çoğu zaman tasarıma uğraşmıyorduk. Zaten ben kendimi tasarımcı olarak da görmüyordum. Mezun oluncaya kadar burada çalıştıktan sonra bölümden bilgisayarlarla ilgilenmem için araştırma görevlisi olmam teklif edildi. Bu noktada olmamda büyük emeği geçen Evren Yıldız‘ın da tavsiyesi ile bölümde Evren’in tahtını devraldım. Evren’e buradan tekrar tekrar teşekkür ederim, sağolasın Evren
Bölümde görevim sunucular ve web sayfaları olacaktı. OpenBSD olan DNS ve Ana sunucular ile bölüm sayfalarının devamı benim elimdeydi artık.
Hayatımdaki değişiklik sadece bununla kalmadı, Evren sağolsun beni tez konusunda CBS’ye (GIS) yöneltti ve Mahmut Onur Karslıoğlu ile teze başladım. Artık tam olarak inşaat olmasa da bilgisayar bilgimi birleştirebileceğim bir konu bulmuştum. Tez konumda da hocam sağolsun pratiğe dökülebilecek bir konu seçince dünyalar benim oldu. Konu cep bilgisayarları üstünde CBS uygulaması hazırlamaktı.
Artık bu değişikliklerden sonra dersler ve iş bir süre yoğun bir şekilde gitti. Bölümde iş olarak PHP-MySQL ile sayfalarımızı dinamik hale getirmeyle başladık, sonrasında sayfalarımızın Gökhan‘ın da yardımlarıyla tasarımını değiştirdik. Bu süre içerinde oda arkadaşım Deniz The Manace ve bölümdeki adını sayamadığım bir çok asistan arkadaşım ile namı değer CS yani Counter Strike oynadık. İlk başlarda tavuk olarak başladığımız oyunda sonradan iyileşsek de bazı “HAYWAN” lakaplı arkadaşlarımızı geçemedik
Bir süre sonra klimasızlıktan dolayı OpenBSD olan web,e-posta ve ftp sunucumuzun diski yandı. İşte bu noktadan itibaren FreeBSD maceram başladı. İlk başlarda zorlansam da sonradan kaynaştık kendisiyle
Sunucularla uğraşırken bir yandan da CBS ile ilgili derslerde MapInfo, MapBasic, Arc serisi, MapObjects, Java, Visual Basic ve TNT ile haşır neşir oldum.
Dersler bittikten sonra sıra teze gelmişti. Konu cep bilgisayarları olunca danışacak insan bulmakta zorlandım ama zorlu 8 aydan sonra tezimin programlama kısmının da sonuna gelmiş bulunmaktayım. Artık önümüzdeki günlerde tezimi yazıp Yüksek İnşaat Mühendisi olmak için uğraşacağım. Bu arada teze yardımlarından dolayı Çağlar ve Halis’e de teşekkürlerimi borç bilirim.
Güncelleme (02.01.2007) : Uzun zamandır hakkımda kısmını güncellemediğimi farkettim ve hemen bu işe giriştim. Sanırım 6 ay sonra güncellemiş olacağım. Neyse hemen değişikliklere başlıyalım. Bu arada eylül ayında girdiğim tez jurisinden 3 ay uzatma alarak tezimin son hallerine uğraştım ve 5 Aralık 2006 tarihinde son jurime girerek mezun oldum. Evet artık “Yüksek İnşaat Mühendisi” oldum.
Hepsi bu kadar da değil tabi. Diğer bir değişiklik de iş hayatımda oldu. 18 Aralık 2006 tarihinden itibaren ODTÜ İnşaat Mühendisliğimdeki Araştırma görevliliğinden ayrılarak Devlet Su İşleri (DSI) Etüd ve Plan Daire Başkanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Şubesine geçiş yaptım. Artık web ve sistem yöneticiliği yerine CBS uzmanı olarak çalışacağım.
İşte bu da benim hikayem. Daha teknik bilgi yani CV’im için aşağıdaki bağlantıyı takip ediniz.
CV’yi indirmek için buraya tıklayınız





